“Anonim hesaplarla, ısmarlama kokan yazılarla bizi yıldıramazsınız”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, 1 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimler öncesinde gündeme gelen tartışmalar, sosyal medya paylaşımları ve seçim sürecine ilişkin kendilerine ulaştığını belirttiği şikâyetler hakkında kapsamlı bir açıklama yaptı. Matlı, son dönemde kendisi ve ekibine yönelik olduğunu söylediği manipülatif paylaşımlara tepki gösterirken, TEKNOSAB Lojistik Park projesi kapsamında oluşturulan fona ilişkin de kamuoyuna ve BTSO üyelerine bir dizi soru yöneltti.

Matlı, seçim sürecinin son günlerine girilirken özellikle anonim sosyal medya hesapları ve kendisine göre “ısmarlama izlenimi veren” bazı yazılar üzerinden itibarlarının hedef alındığını savundu. Seçim kampanyalarının devam ettiğini belirten Matlı, kendisi ve ekibinin bu tür girişimlerden geri adım atmayacağını ifade etti.

“Binlerce çalışanımızın emeği ve üretimimiz hedef alındı”

Son günlerde ortaya atılan bir iddia üzerinden şirketi ve çalışanlarının hedef alındığını belirten Özer Matlı, söz konusu işlemlerin şirketin gün sonu kasa ve banka fazlalarının bankalar aracılığıyla yasal çerçevede günlük olarak değerlendirilmesinden ibaret olduğunu söyledi.

Matlı, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“BTSO seçimine günler kala, ortaya atılan bir iddiayla binlerce çalışanımızın emeği ve üretimimiz hedef alındı. Bu iddiayı kimlerin körüklediğini görüyoruz. Aslında olay çok net. Yapılan, şirketimizin gün sonu kasa ve banka fazlalarının, bankalar üzerinden yasal işlemlerle günlük olarak değerlendirilmesi.”

Çalışmalarının ve seçim kampanyasının sürdüğünü belirten Matlı, kendisine yönelik eleştirilerin KOBİ’ler ve küçük işletmelerin sorunlarını gündeme getirmesiyle bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

“İşimiz ve kampanyamız aynı hızda devam ediyor” diyen Matlı, “KOBİ’lerin ve küçük işletmelerin hakkını savunduğum, yaptıklarınızı deşifre ettiğim için bana saldırıyorsunuz. Sorun değil, biz yılmayız. Benden size ekmek çıkmaz” ifadelerini kullandı.

TEKNOSAB Lojistik Park fonu için 34 soruya işaret etti

Açıklamasının ikinci bölümünde TEKNOSAB Lojistik Park projesine odaklanan Matlı, proje kapsamında oluşturulan fonun yapısı, arazi kullanım koşulları, şirket-fon-Oda ilişkisi ve açıklanan değer artışına ilişkin sorular yöneltti.

Matlı, Lojistik Park için oluşturulan fonun BTSO üyelerine hangi koşullarda ve hangi finansal yapı içerisinde sunulduğunun açık biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.

Matlı’nın açıklamasına göre, söz konusu yatırımın tanıtımında fonun ilk yılında Türk lirası bazında yüzde 126 oranında değer kazandığı ifade edildi. Matlı, tesis henüz hizmete açılmadan açıklanan bu değer artışının hangi hesaplama ve değerleme yöntemine dayandığını sordu.

“Henüz tesis hizmete açılmamışken bu artış nasıl hesaplandı?” diye soran Matlı, değerleme raporunun BTSO üyeleriyle paylaşılması çağrısında bulundu.

Matlı şu soruları gündeme taşıdı:

“Fon diyorsanız, Lojistik Park için kurulan fonu konuşalım. BTSO adıyla tanıtılan bu yatırımda Oda’nın, yatırımcı şirketin ve fonun ilişkisi nedir? Oda’nın herhangi bir hükmünün olmadığı fon için arazi hangi koşullarla kullandırıldı?”

Fonun değer artışına ilişkin de açıklama isteyen Matlı, “Değerleme raporunu ve dayandığı varlıkları üyelere gösterin. Kim yaptı bu değerlemeyi? Açık açık paylaşın” dedi.

“Üyelere şeffaf biçimde anlatılmalı”

Matlı, yatırım modeliyle ilgili daha önce kamuoyuna yapılan “herkese yatırım imkânı sunulacağı” ve fonun yönetiminde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatı çerçevesinde bir yapı bulunacağı yönündeki açıklamalara da atıfta bulundu.

Mevcut ortaklık ve karar alma yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Matlı, fonun yüzde 100 sahibi olduğu şirketin A grubu hissedarlık yapısında karar mekanizmasının kimlerin elinde bulunduğunun açıklanmasını istedi.

Matlı, seçim öncesinde projenin inşaat ve temel atma süreçlerinin de gündeme gelmesini eleştirerek, “Martta inşaata başladığınızı söylediniz, Nisan’da ise temel atacağınızı açıkladınız. Şimdi seçimden bir hafta önce siyasilerin katıldığı bir temel atma töreni düzenlemenin anlamı nedir?” diye sordu.

Söz konusu soruların daha önce resmi olarak ilettikleri 34 soru arasında bulunduğunu belirten Matlı, BTSO üyelerine seçim öncesinde belgeleriyle yanıt verilmesini istedi.

“Eskiden beri tanıdık olan bazı yöntemleri bırakın” diyen Matlı, “Seçimden önce belgeleriyle cevap verin. 60 bin üyemize karşı şeffaf olun” ifadelerini kullandı.

“İki aydır anonim hesaplarla itibarımız hedef alınıyor”

Özer Matlı, seçim sürecine ilişkin eleştirilerinin yalnızca ekonomik ve kurumsal konularla sınırlı olmadığını belirterek, yaklaşık iki aydır sosyal medya ve çeşitli yayın organları üzerinden kendisi ve ekibine yönelik kampanya yürütüldüğünü ileri sürdü.

Matlı, bazı sosyal medya hesaplarının anonim olmasını ve bazı yazıların kendisine göre “ısmarlama izlenimi” vermesini eleştirdi.

“İki aydır anonim hesaplar ve ısmarlama izlenimi veren yazılarla itibarımız hedef alınıyor. Bütün Bursa artık bu kişileri ve ilişkileri biliyor.”

Kendi sosyal medya hesaplarında yorumları kapatmadıklarını belirten Matlı, eleştirilerini yönelten kişilere de açık şekilde tartışma çağrısı yaptı.

“Anonim hesapların arkasına saklanmayın” diyen Matlı, “Keşke onlar da yorumlarını açık tutsalar da, üyelerimiz de yorumlarıyla fikirlerini kendilerine ulaştırabilseler” ifadelerini kullandı.

Bursaspor desteğinin de tartışma konusu yapıldığını söyledi

Matlı, seçim kampanyası sırasında Bursa’nın önemli markalarından Bursaspor’a verilen desteğin de polemik konusu haline getirildiğini belirtti.

Bursaspor’a yönelik desteklerinin dahi seçim tartışmalarının parçası haline getirildiğini söyleyen Matlı, bunun yanı sıra BTSO üyelerinden kendilerine farklı konularda şikâyet ve bildirimler ulaştığını ifade etti.

“Yetki belgesi toplandığı ve baskı kurulduğu yönünde bildirimler geliyor”

Açıklamasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde seçimlerde kullanılacak yetki belgelerine ilişkin kendilerine ulaştığını söylediği iddiaları gündeme taşıyan Matlı, bazı üyelerin “üye güncellemesi” gerekçesiyle aylar öncesinden yetki belgelerinin toplandığını ileri sürdü.

Matlı, kendilerine iletilen iddialar arasında yetki belgelerinin verilmemesi veya çeşitli ticari ilişkilerin olumsuz etkilenmesi yönünde korku oluşturulduğuna ilişkin şikâyetlerin bulunduğunu söyledi.

İşyerlerine kişiler gönderildiği ve FaceTime görüşmeleri üzerinden baskı kurulduğu yönünde de bildirimler aldıklarını ifade eden Matlı, bazı yetki belgelerinin ticaret siciline teslim edilmesine rağmen bekletildiğinin ve belgelerde adı geçen bazı kişilerin aranarak oy tercihlerinden vazgeçirilmeye çalışıldığının kendilerine aktarıldığını söyledi.

Matlı, bu iddiaların tamamının araştırılması gerektiğini belirterek, “Bu iddiaların her birinin üzerine gideceğiz” dedi.

Bu noktada seçim sürecinin sağlıklı yürütülmesi ve üyelerin oy kullanma hakkının herhangi bir baskı altında kalmadan kullanılabilmesi gerektiğini vurgulayan Matlı, “Neden kaybetmekten bu kadar korkuyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

Ulusal perakende zincirleriyle ilgili de iddiaları gündeme taşıdı

Matlı, seçim sürecine ilişkin kendilerine ulaştığını söylediği iddiaların büyük ulusal ve İstanbul merkezli perakende zincirlerini de kapsadığını ileri sürdü.

Bazı zincir firmaların daha önce tarafsız kalacaklarını ifade etmelerine rağmen oy kullanma konusunda baskı gördüklerine ilişkin duyumlar aldıklarını söyleyen Matlı, konuyla ilgili görüşlerini ilgili şirketlere ve makamlara ilettiklerini belirtti.

Matlı, özellikle İstanbul merkezli zincirlerin çok sayıda şubeyle blok halinde oy kullanmaya zorlanmasının, Bursa’da faaliyet gösteren yerel esnaf ve işletmelerin kendi komitelerindeki temsil gücünü etkileyebileceğini savundu.

“Seçimi kaybedeceklerini anlayanların, tarafsız kalmak istediklerini birçok kez açıklayan büyük zincir firmaları da zorladığının duyumunu alıyoruz.”

Bu iddiaların ilgili şirketler tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Matlı, “Görüşlerini tarafsızlık şeklinde açıklayan zincir firmalara da baskı kuruyormuşsunuz, kurmayın” çağrısında bulundu.

“Yetki belgesi oy tercihinizi belirlemez”

BTSO seçimlerinde yetki belgelerinin önemine de dikkat çeken Matlı, üyelerin oy kullanma hakkının herhangi bir baskı veya yönlendirme aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.

Matlı, üyeleri seçim sürecinde haklarını kullanmaya çağırarak şöyle konuştu:

“Yetki belgesini baskı aracına çevirerek oy hakkınızı elinizden almaya çalışıyorlar. Buna müsaade etmeyin. Yetki belgesi kime oy vereceğinizi belirlemez.”

Seçim sürecinde yaşandığını öne sürdüğü gelişmelerin kendisini ve ekibini yıldırmayacağını ifade eden Matlı, BTSO’nun belirli kişi veya grupların değil, tüm üyelerin kurumu olduğunu vurguladı.

“BTSO, üç beş kişinin değil, 60 bin üyenin odasıdır”

Açıklamasının sonunda doğrudan BTSO üyelerine seslenen Özer Matlı, 1 Ekim’de yapılacak seçimlerde üyelerin sandığa giderek oy kullanması çağrısında bulundu.

Matlı, “Bu kadar ayak oyunuyla ne beni ne de sizi yıldırabilecekler” derken, BTSO’nun yönetiminde üyelerin iradesinin belirleyici olması gerektiğini savundu.

“BTSO, üç beş kişinin değil, 60 bin üyenin odasıdır” ifadelerini kullanan Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“1 Ekim’de sandığa gidin, oyunuzu kullanın; Bursa’ya ve Oda’nıza sahip çıkın. Bu seçim, 60 bin üyenin mi, yoksa bir azınlığın mı istediğinin olacağının belirleneceği bir seçimdir. Sonsözü 60 bin üyemiz söyleyecek. 60 bin üyemizin dediği olacak. 1 Ekim’de Bursa kazanacak, üyemiz kazanacak.”

Seçim öncesinde tartışmaların odağında şeffaflık ve temsil konusu

BTSO seçimlerine sayılı günler kala yapılan bu açıklamayla birlikte, seçim sürecinde yalnızca adayların projeleri ve yönetim vizyonları değil; yatırım fonlarının yapısı, yetki belgelerinin kullanımı, üyelerin oy kullanma süreçleri ve seçim kampanyalarında sosyal medya kullanımına ilişkin tartışmalar da gündeme taşınmış oldu.

Matlı’nın açıklamasında yer verdiği iddiaların ilgili kişi, kurum ve şirketler tarafından yanıtlanması halinde seçim sürecindeki tartışmaların daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesine imkân sağlanabileceği görülüyor. Özellikle TEKNOSAB Lojistik Park fonunun değerleme yöntemi, değer artışının dayanakları ve fonun karar alma mekanizmasına ilişkin belgelerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısı, açıklamanın ekonomik ve kurumsal açıdan öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Bunun yanında yetki belgeleri ve üyelere baskı yapıldığı yönündeki iddialar da seçim sürecinin demokratik işleyişi açısından önem taşıyan başlıklar olarak gündeme geldi. Söz konusu iddiaların doğruluğunun ilgili kayıtlar, resmi belgeler ve tarafların açıklamaları üzerinden ortaya konulması bekleniyor.

BTSO üyelerinin 1 Ekim’de sandıkta kullanacağı oylarla şekillenecek seçim sürecinde, adayların ortaya koyduğu iddialar ve bunlara verilecek yanıtların yanı sıra üyelerin oy kullanma iradesinin herhangi bir baskı veya yönlendirme olmadan ortaya çıkması seçim sürecinin temel unsurlarından biri olacak.

İlgili Makaleler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

0BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

En Son Makaleler