Bursa’nın zengin mutfak kültürünü ulusal ve uluslararası platformda tanıtmayı amaçlayan festival, Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı etkinlikleri kapsamında özel içerikleriyle de dikkat çekecek. Festival ile Bursa’nın gastronomi mirasının tanıtılması, gastronomi turizminin geliştirilmesi, yerel üreticilerin desteklenmesi ve kentin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.
Bursa’nın mutfak kültürü, geçmişten bugüne taşıdığı lezzetleriyle bir kez daha sahnede… 5. Gastronomi Festivali; örfümüzü, adetimizi, soframızı ve bu toprakların damak hafızasını aynı çatı altında buluşturdu. Ama festival sadece lezzetlerden ibaret değil; her görüntünün, her detayın ve her uygulamanın ayrı bir hikâyesi var.
GASTRONOMİ FESTİVALİ Mİ, HİJYEN SINAVI MI?
Bursa’nın gastronomisini dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlenen Uluslararası Gastronomi Festivali’nden geriye bu kez yemeklerin lezzetinden çok, tartışma yaratacak görüntüler kaldı.
Show Ana Haber’in de “Bursa’da ilginç görüntü! Festivalde onlarca kişi tek tabaktan İskender yedi” başlığıyla gündeme taşıdığı görüntülerde, yaklaşık 3 metre uzunluğunda dev bir İskender tabağı hazırlanıyor. Ardından onlarca kişi aynı tabak etrafında toplanıyor ve İskender’i elleriyle yiyor.
Görüntü gerçekten de “Bu nasıl bir gastronomi organizasyonu?” sorusunu sorduruyor.
Burada mesele İskender’in nasıl yenileceği değil.
Mesele; toplu tüketim yapılan, uluslararası nitelikte olduğu ifade edilen bir gastronomi festivalinde hijyen ve gıda güvenliği algısının nasıl yönetildiği.
Bir yanda Bursa’nın mutfak kültürünü dünyaya tanıtma iddiası…
Diğer yanda onlarca insanın aynı tabaktan, aynı servis alanında, elleriyle yemek yemesini gösteren görüntüler.
Bu görüntülerin dünyanın başka yerlerinde Bursa’nın gastronomisini tanıtmak yerine, “Bursa’daki gastronomi festivalinde onlarca kişi aynı tabaktan yemek yedi” şeklinde haber olmasının kimseye faydası yok.
Üstelik konu yalnızca görüntünün estetik olup olmaması da değil.
Gıda güvenliği söz konusu olduğunda servis biçimi, yiyeceğin korunması, kişilerin gıdaya teması ve toplu tüketim koşulları önem taşıyor. Dolayısıyla böyle bir organizasyonda kamuoyunun aklına gelen soruların cevapsız bırakılmaması gerekiyor.
Bu organizasyonda gıda güvenliği açısından hangi önlemler alındı?
İskender hangi koşullarda muhafaza edildi?
Aynı tabaktan elle tüketim organizasyonun planlanmış bir parçası mıydı?
Bu uygulama için herhangi bir hijyen protokolü var mıydı?
Ve en önemlisi…
Bursa’nın gastronomisini dünyaya tanıtmak için düzenlenen bir festivalden, Bursa’nın yemek kültürü yerine hijyen tartışmasının görüntüleriyle gündeme gelmek gerçekten istenen tanıtım mıydı?
Gastronomi sadece büyük tabaklar, uzun dönerler, kalabalık sofralar ve gösterişli sunumlardan ibaret değil.
Gastronomi aynı zamanda kültürdür, gelenektir, kalite ve hijyendir.
Bursa’nın dünyaya anlatacağı çok güçlü bir mutfak kültürü var.
Tam da bu nedenle, böylesine büyük organizasyonlarda yapılan her uygulamanın daha fazla özen ve daha fazla denetim gerektirdiğini hatırlatmak gerekiyor.
Çünkü bazen bir festivalin en çok konuşulan yemeği, tadına bakılan yemek değil; görüntüsü tartışılan yemek oluyor.
Sonkale16’nın sorusu basit:
Bursa’nın gastronomisini dünyaya mı tanıttık, yoksa dünyaya açıklamak zorunda kalacağımız bir görüntü mü verdik?
Ritmin enerjisi Gastronomi Festivali’ne yayıldı!
Bursa Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu, 5. Bursa Gastronomi Festivali kapsamında Alternatif Sahne’de gerçekleştirdiği performansla festivalin coşkusuna ritim kattı.
Kadınların enerjisi, dayanışması ve ritmi festival sahnesinde buluştu.

